Forum •  Email •  Bize Yazın •  Ziyaretçi Defteri •  Anasayfam Yap •   
 Siteiçi Arama
Sonuçlar 2-3 saniye gecikmeli gelir.
Kullanıcı Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre
Şifrem
Yeni Kayıt
Güncel Haberler
Sevgi üç türlüdür

 
Anasayfa / İLETİŞİM / 





Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İnsanı Anlamak - Prof. Dr. Özcan Köknel

E. Sözlü İletişim: İnsanlararası sözsüz iletişimle başlayan ilişki, ya konuşmayla sürdürülür ya da iletişimin bozulması, kopmasıyla son bulur. İnsan konuşa konuşa acısını, kederini ya da sevincini, neşesini, tüm duygularını kısaca kendini anlatır. karşısındakine aktarır; geçmişi, şimdiki durumu ve geleceğiyle kişiliğini ortaya koyar, düşünceleriyle dünya görüşünü yansıtır,

Şiir diliyle daha çok duyguları, bilim diliyle düşünceleri anlatan ve etkileyen konuşma, temelde insanın kendisini, tüm yaşamını yansıtır.

Dilbilimi: Çağdaş anlamıyla dilbilimi ancak XX. yüzyılın başlarında gelişmeye başlamış, bağımsız bir bilim dalı durumuna gelmesi, insanbilim, ruhbilim, toplumsal ruhbilim etkisinden kurtulması sonucu olmuştur. Günümüzde dilbilimi ile ruhbilim arasında yeni birleşme ve bütünleşme sonucu ruhsal dilbilim adını alan (psycholinguistic) adını alan yeni bir bilim dalı doğmuştur. Bu dal, ruhbilim ve dilbilimden faydalanarak kişinin duygularını ve bilişsel süreçlerini inceler.

Konuşma dilinin doğmasına ilişkin üç kuram geliştirilmiştir:

a- İşlevsel Kuram: Konuşmada kullanılan sözcüklerin belli durumları anlatan bir işlevi olduğu kabul edilir. Bu kuramlar arasında ünlem, yansıtma ve sesli davranışlar kuramı ilk sıralarda yer alır. “ay!”, “of!”, “vay!” gibi ünlemlerle, “çatırt”, “çıtırtı”, “şakırtı” gibi yansımalar örnek olarak verilebilir.

b- Biçimsel Kuram: Konuşmada kullanılan işaretlerin nesnelerin doğal görüntüleriyle bağlantılı olduğu görüşüne dayanır. Keskin çizgili, köşeli, biçimlerle, eğri, yuvarlak çizgili biçimler için kullanılan sözcükler farklıdır.

c- Yapısal Kuram: Çocukta konuşmanın ve dilin gelişmesinin incelenmesi sonucunda oluşturulmuş bir kurumdur. Önce belli sesler çıkarılır, sonra bunların birbirleriyle birleşmesiyle hece, sözcük, tümcecikler, tümceler ortaya çıkar.

İlk Yazı ve Alfabe: Yazının en basit ve yalın birimi olan harf ve harflerden oluşan alfabe sesle görüntü arasında bağlantı kuran bir sistem ve yöntemdir. Örneğin “A” harfinin doğuşu öküz anlamına gelen ve öküz resmini simgeleyen bir işaretin okunuşu olan ve “aleph” sözcüğünün ilk harfinin alınmasıyla oluşmuştur.

Dilin Değişik Görevleri:

a- Belirtme Görevi: Dilin insanın duygulanım ve coşku durumunu tutumunu dışa vurmak amacıyla kullanılmasıdır. “vah vah”, “çok yazık” veya “zavallı kız”, “aslan Beşiktaş” gibi.

b- Türen Görevi: “Günaydın!”, “iyi geceler!”, “Buyrun” gibi.

c- Eylem Görevi: “And içiyorum”, “söz veriyorum”, “onaylıyorum” gibi bir eylemi ifade etmede.

d- Yaptırım Görevi: Kaynağın verdiği önerilerle alıcıda hemen o anda davranış değişikliği oluşturmaktır, “geç gelmemenizi dilerim”, “Kapıyı kapa!” “pencereyi kapadın mı?” gibi.

e- Bildirme Görevi: Bilgiyi taşıyan öneriler yapar. “Bugün hava sıcak”, “spor yapmak yararlıdır”, “sınavlar bayramdan sonra başlayacak” gibi.

Dil Nasıl İncelenir: Ses, biçim, söz dizimi ve anlam bakımından dil incelenir. Dört ana bölüme ayrılır.

a- Sesbilgisi (Phonetic): Ses yapısı açısından inceler.

b- Yapıbilgisi (Morphology): Sözcüklerin türlerini, bağlantılarını inceler.

c- Sözdizimi Bilgisi (Syntax): Sözcüklerin yerini inceler.

d- Anlambilim (Semantic): Sözcükleri anlamlarına göre inceler.

F- Dil Açısından İletişimi Bozan ya da Kolaylaştıran Etkenler:

Bir sözcük birden fazla anlamda kullanılır. Bu durum sözcüklerin simgeledikleri kavramların birbirine karışmasına, anlamlarının belirsizleşmesine yol açar. Dildeki çok anlamlılık, dilini çok iyi bilen insanlar arasında bile anlaşmazlıklara neden olabiliyor. Mesela; “daktilo” kelimesi dilimizde hem makinesi hem de onu kullanan kişi manasına gelmektedir. bu çok anlamlılığa, kaypaklık ve belirsizlik denir. En çok soyut manalar ifade eden sözcüklerde görülür. “Bağımsızlık”, “sorumluluk” gibi. Deyimlerimizde örnek olarak verilebilir.

- “Ameliyattan çok korkuyorum doktor bey. Yarınki ameliyat başarılı olacak mı? Ne dersiniz?”

- “Korkma, metin ol! Bu ameliyatı en az elli kere yaptım, bu sefer garanti başaracağım.” Görüldüğü gibi “bu sefer” sözcüğü ameliyatın bütün garantisini götürüyor.

Dolaylı Anlatım: “A bisküvisi besleyicidir” diye reklam yapan firma, gerçekte bildiri kipi içeren tümceler kullanarak alıcıyı etkilemeye çalışır. Temel amaç, “A bisküvisi al” demektir.

Ses tonu ve vurgulama anlamı belirginleştirir.

Bunlara ek olarak, “ağız” ve “şive”nin de iletişime etkisi vardır.

G- Dış Görünüş ve Mizaç: Alnının dar, burnunun büyük, çenesinin küçük, gözünün şaşı, kulaklarının uzun, ayağının topal, boyunun kısa, kilosunun az ya da çok olması nedeniyle kendisini özürlü ya da sakat gören insan, ya aşağılık karmaşası ya da aşağılık duygusuna karşı gelişen üstünlük duygusunun etkisi altında iletişim kurar. Tüm çabasını özrünü, sakatlığını örtmek için kullanır.

İnsan iletişim kuracağı kişinin önce beden yapısını, şişman ya da zayıf, kısa ya da uzun, esmer ya da sarışın olduğunu algılar. Sarışınların inatçı olduğuna ilişkin bir kanımız varsa iletişime başlamadan bunun da etkisini gözönünde bulundurmak gerekecektir.

Piknik beden yapısında bulunan siklotimik, dışa dönük (extrovert) mizaçlı insanlar canlı, duygulu, insancıl, neşeli, sevecen, sıcak yönleriyle çabuk ve kolay iletişim kurarlar.

Astenik ya da leptozom beden yapısında bulunan şizotimik içe dönük (introvert) mizaçlar geç ve güç iletişim kurarlar.

Üç Temel Mizaç Tipinin İletişim Özellikleri: Sheldon, oğulcuğun, döl yatağı içindeki katmanlarına göre endomorf, mezomorf, elektromorf beden yapılarını ve bunlara uygun mizaçları tanımlamıştır.

Endomorf tiplerin bedenleri yuvarlak, karın bölgesi geniş, kasları gevşek, saçları seyrektir. Bu beden yapısında “viserotonik mizaç bulunur. bu mizaçta olan insanlar başkalarıyla birlikte olmaktan hoşlanırlar. Arkadaş ve dost canlısıdır.

Mezomorf tiplerin bedenleri dayanıklı, kasları gelişmiş, kolları güçlü, omuzları geniştir. Bu beden yapısında “somatotonik” mizaç bulunur. Bu mizaçta olan insanlar canlı ve hareketli olup, bol jestli ve mimikli konuşurlar.

Ektomorf tiplerin bedenleri ince uzun olup, kasları gelişmemiştir. Bu beden yapısında “serebrotonik” mizaç bulunur. Bu insanlar başkalarıyla birlikte olmaktan, kalabalıktan, topluluktan hoşlanmazlar.

Freud'e göre sevgeç (erotic) tip, iletişim sırasında sürekli ilgi, destek ve övgü bekler. Sado-mazohist tip, çabuk ve kolay duygulanım değişikliği gösterir. Özsever (narsistik) tipse, iletişim sırasında sürekli olarak kendisinden söz eder.

Eysenck'e göre tipik içe dönük mizaçlar, geç ve güç iletişim kurarlar. Tipik dışa dönük mizaçlar, çabuk ve kolay iletişim kurarlar. Nevrotik içe dönük mizaçlar, endişe, kaygı, korku ve takınaklı düşünceleri nedeniyle hep kendi saplantılarıyla uğraşırlar. Nevrotik dışa dönük mizaçlar, sürekli olarak endişe, kaygı ve korkularından söz eder, takınaklı düşüncelerinin oluşturduğu gerçek dışı, düş ürünü olaylar ve fanteziler anlatırlar.

İletişimin Ürünü Benlik: İnsanlararası iletişimin en küçük birimi, kaynak olan “Ben” ve alıcı olan “Sen” arasında oluşan “Ben-Sen” iletişimidir. Bu tür iletişimin temel amacı “Ben”in önce “sana”, sonra “O”, “Biz”, “Siz” ve “Onlara” yani başkalarına anlatılmasıdır.

İnsanın kişiliği ve davranışı, ancak içinde bulunduğu grubun toplumun amacına, beklentisine, duygularına, ilkelerine, zorlamalarına göre anlaşılıp değerlendirilir. İnsanın bir grubun içinde bulunması demek o gruptaki ortak tutum ve davranışları benimsemesi onlarla bütünleşip özdeşleşmesi demektir.

“Grup Dinamiği” kavramı insanları grup içinde birarada tutan, başka bir deyişle grubu oluşturan enerji, güç olarak kullanılmıştır. Kişinin gelişmesi ve olgunlaşması, insanlararası iletişimin sağlıklı biçimde kurulup sürdürülmesine bağlıdır. İletişimde algı nesnesiyle algılanan nesne arasında kişilikten etkilenen “algı çevresi” vardır. Bu grup olgusu da, iletişim ve etkileşim yolu ile “algı çevresini” değiştirme gücü olan en önemli etkendir.

Bir grubu geliştiren koşulları şöyle sıralayabiliriz:

- Dış çevreden bilgi alınmasında artma

- İlişki kurma ve sorumluluk yüklenmede artış

- Tutum değiştirmede esnekliğin olması

- Yeni amaçlar kazanılması

- Birliği kaybetmeden farklılaşma

- Gruba katılanların sayısını artırma eğilimi

Toplumsal Durum ve Rol: Rol, insanın içinde bulunduğu duruma göre, yapması gerekli tüm davranışları içeren geniş kapsamlı bir kavramdır. Rol, grup ya da toplum içinde belirli bir durumu, işlevi, konumu olan kişiden başkalarının beklediği davranışların tümünü kapsar. Bir çocuk, evde çocuk, okulda öğrenci, top oyununda kaleci durumundadır, bu durumda kendisinden beklenilen rolü oynamak zorundadır.

Sürekli olarak madde alışverişi yaparlar. madde alışverişi olaylarının tümüne metabolizma adı verilir. metabolizma sürecinde dış ortamdan madde alınışı, organizmada maddenin değişimi ve özümlenmesi, değersiz ve zararlı maddelerin yeniden dışarıya atılması sözkonusudur.

Tek hücreli organizmadan insanı da kapsamına olan çok hücreli bütün organizmalara dek yaşam süresi içinde ortaya çıkan yaşlanma ve üreme dışında, canlılık belirtisi olarak hareket, irkilme, tepke (refleks) ve davranışla, bunları oluşturan enerjiyi, sağlayan metabolizmayı gösterebiliriz.

İnsan Beyninin Elektronik Modeli ya da Bilgisayar: Buharlı makinenin bulunuşuyla başlayan Sanayi Devrimi, XIX. yüzyılın sonunda, XX. yüzyılın başında insanın tüm yaşantısını değiştirdi. Son yirmi-otuz yıl içinde bilgisayarın insanın günlük yaşamında aldığı yer ve kazandığı önem, “bilgisayar çağından” söz edilecek aşamaya ulaştı.

Bilgisayar şu bölümlerden oluşur: İki ana bölüme ayrılır:

- Donanım (Hardware): Bilgisayarın verilen işi yürütmesi için bilgi işleminde kullanılan elektronik, fiziksel, mekanik yapıların tümü olup yazılım birimlerinin çalışmasını sağlar.

- Yazılım (Software): Bilgisayarın bilgi işleminde kullandığı bilgi program ve programlamanın tümü olup, yazılım sistemi adını alan birimlerden oluşur.

Bu dışında alt birimleri şöyle sıralayabiliriz:

- Girdi (Input): Bilgisayara bilginin verilmesi, verilerin giriş sürecidir.

- Çıktı (Output): Yazılım sistemini oluşturan birimlerin işlevi sonucu dışarıya gönderilen verilerdir.

- Ana Bellek (Primary Memory): Bilgisayara verilen, yüklenilen bilgilerin verilerin depolandığı, saklandığı bölümdür.

- Ana İşlem Birimi (Central Processing Unit): Komutların yorumlan-masını ve uygulanmasını gerçekleştirir.

- Aritmetik-Mantık Birimi (Aritmetic Logic Unit): Temel aritmetik işlemleri ve mantık işlemlerini yapan elektronik çevirim bölümüdür.

- Denetim Birimi (Control Unit): Aritmetik-Mantık birimiyle bağlantılı olarak, işlemler üzerinde denetim görevi yapan bölümdür.

Bilgisayarda en küçük bilgi birimi, iki olasılıktan birini seçip “evet”, diğerine karşı çıkıp “hayır” diyecek bilgi birikimi olup, buna “ikil” (bit” (binary) (digit) adı verilir. 110000111 olarak gösterilen bir veri için bilgi ölçüsü, sekiz bit'liktir.

Güdümbilim (Sibernetik): Canlılarda ve makinelerde enerji, işlev, işleyiş, iletişim, etkileşim, geri iletişim biçimlerini, ilkelerini, kuramlarını, modellerini inceleyen bir bilim dalıdır. Bu bilimin görüşüne göre:

a- Canlılar ve makineler aynı sistem içinde incelenebilir. Bunları anlamak ve tanımak için ortak ilkeler, kurallar kullanılır.

b- Güdümbilim ister canlı, ister cansız olsun, bütün varlıkların iletişim ve denetim ilkelerini, kural ve yasalarını saptar.

c- Güdümbilimin anakonusu iletişimi sağlayan varlıkların işleyiş biçimlerini ve aralarındaki bağlantıyı araştırmak ve incelemektir.

Bu yazı 20966 defa okundu.
[Sayfa-1]  [Sayfa-2]  [Sayfa-3]  [Sayfa-4



Bu Kategorideki Diğer Başlıklar
 - BAŞKALARININ DERDİYLE DERDLENMEK
 - Kurum İçi İletişimin Önemi
 - Çiftler, evliliğin ilk yıllarında hangi hataları yapıyor?
 - Hoşlanma, Sevgi ve Aşk Arasındaki Farklar
 - Lütfen duy beni sevgili eşim!
 - Aile İçi Şiddet
 - Flörtün Amerikancası
 - Çalışan bir kadın eşinden ne bekler?
 - Eşinizle bütünleşebildiniz mi?
 - İNSAN İLİŞKİLERİNDE USTALIK-4
 - İNSAN İLİŞKİLERİNDE USTALIK-3
 - İNSAN İLİŞKİLERİNDE USTALIK-2
 - İNSAN İLİŞKİLERİNDE USTALIK
 - Çikolata Parası
 - EVLİLİK SORUNLARI-3
 
MAKALELER
KİŞİLİK
EĞİTİM
İLETİŞİM
HİPNOZ
PSİKOLOJİ
BAŞARI
BAŞARI ÖYKÜLERİ
HAFIZA
KARİYER
AKTİF ÖĞRENME
İMAJ
BEDEN DİLİ
HAYATA DAİR
YAŞAM
MİZAH
ŞİİR
GELİŞTİREN SÖZLER
KİTAP ÖZETLERİ
BİYOGRAFİ
SAĞLIK
BEBEK - ÇOCUK
BİLGİ


Yeni Eklenenler
İbn Rüşd
Ceza Korkusu ile Doğru Yapan Çocuk Doğru Çocuk mudur?
Televizyonsuz Ev
Hakikat Nedir? Gerçek Nedir?
ÖZ'ÜN TERCÜMANI SÖZ
BAŞKALARININ DERDİYLE DERDLENMEK
PSİKOLOJİ ve TASAVVUF
Başarının Sırrı
Zafer Azimlilere Aittir
Psikoloji nedir? Psikolojik hastalıklar nelerdir? Psikolojik hastalıklar nasıl tedavi edilir?
Kurum İçi İletişimin Önemi
Çiftler, evliliğin ilk yıllarında hangi hataları yapıyor?
İyi Ol, Sağlıklı Ol
Yunus Emre
ASMA YAPRAĞI


Döviz Bilgileri
(Doviz)
Alış
Satış

Dolar:
6.3095
6.3208
Euro:
7.3766
7.3899
Güncelle

   
Website Security Test Toplu Mail Gönderimi