Forum •  Email •  Bize Yazın •  Ziyaretçi Defteri •  Anasayfam Yap •   
 Siteiçi Arama
Sonuçlar 2-3 saniye gecikmeli gelir.
Kullanıcı Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre
Şifrem
Yeni Kayıt
Güncel Haberler
Sevgi üç türlüdür

 
Anasayfa / İLETİŞİM / 





Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Çalışan bir kadın eşinden ne bekler?

Bu devirde kadın olmak çok zor ve her geçen gün daha da zorlaşıyor. Beyler sakın 'Peki, erkek olmanın kolay mı olduğunu zannediyorsunuz!' diye homurdanmayın. Ben zaten 'aile reisliğinin' basit bir mesele olduğunu iddia etmiyorum ki; 'kadın olmanın' güçlüğünün arttığından bahsediyorum. Neden mi? Nedeni çok basit. İş dünyasında, kadının rolü giderek büyüyor da ondan.

Gelin eskilere bir göz atalım; hani sizin ebeveynlerinizle yaşadığınız o çocukluk ve gençlik günlerinize geri dönelim. Anneleriniz, hem birbirinden güzel yemekler yapar, hem evi pırıl pırıl temizler hem de sizi ve kardeşlerinizi büyütürdü öyle değil mi? Hatta bir dediğinizi iki etmez, her gün jilet gibi ütülenmiş gömlekleri, pantolonları önünüze serer, akşam yemeğinden sonra özenle hazırlanmış meyve tabağınızı bile kucağınıza getirirdi...

Peki, kendiniz gibi eğitimli ve meslek sahibi olan bir bayanla hayatınızı birleştirdikten sonra annenizden görmeye alışık olduğunuz hizmeti eşinizden göremiyor musunuz? Akşamları, iş çıkışından sonra eve gelip sofrayı hazırlayan 'hayat arkadaşınız', nedense Kayseri mantısı, zeytinyağlı dolma üzerine de kaymaklı ekmek kadayıfı koyamıyor mu önünüze?

Hadi itiraf edin; annenizi her ziyaret edişinizde, en sevdiğiniz yemekleri, tatlıları yaptığı için bir yandan ona övgüler yağdırırken diğer yandan da size yeteri kadar ihtimam göstermediğini düşündüğünüz eşinize imalı bir bakış atıp vereceği tepkiyi merak etmiyor musunuz?

Ya hafta sonları? Sizin evinizde de hafta içi her gün çalıştığı için elektrik süpürgesini çalıştırmaya fırsat bulamayan eşinizle aranızda 'Yahu benim bir hafta sonum var. Oturup gazete, dergi okuyacağım, şöyle bir bacaklarımı uzatıp televizyon izleyeceğim. Sen de zıırr zıırrr şu makineyi çalıştıracak günü buluyorsun...' gibisinden diyaloglar geçiyor mu?

Siz de eşinizin bakımlı, kültürlü, becerikli, ev hanımı, iş kadını, anne, aşçı vs. yani insanüstü bir varlık, başka bir deyişe 'mükemmel' olmasını isteyenlerden misiniz yoksa?

Hani hep 'Nerede o eski bayramlar!' derler ya aslında bayramlar aynı; değişen ise, artık yaşama farklı zaviyeden bakan bizleriz. Hayatın gerçeği bu; elbette devinim olmadan olmuyor. Bu devirde hayat pahalılığı yüzünden kadının çalışıp evin geçimine, çocukların eğitim masraflarına yardımda bulunması gerekiyor. Zaten bayanlar da çocuklarının geleceği için katlanıyor bin türlü sıkıntıya. Ortada bir zorunluluk varsa niçin asgari müşterekte buluşulmuyor o zaman? Sanki hırçınlaşmakla sorunlar çözülüyor mu?

Benim iş yerinde iletişim hâlinde olduğum kadınlar, her şeye yetişebilmelerinin mümkün olmadığından fakat eşlerinin bu durumu görmezden gelip kendilerinden dört dörtlük ev hanımlığı beklediklerinden yakınıyorlar hep. İşte ve evde yüksek performansla çalışan kadın, emeklerinin karşılığında, en azından karşı taraftan anlayış görmeyi arzu ediyor elbette.

'Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın; her başarılı kadının arkasında ise 'şaşırmış' bir eş vardır!' cümlesini ilk okuduğumda gözlerime inanamamıştım. Çünkü bu sözlerin sahibi, geçtiğimiz günlerde ABD'nin ilk kadın orgenerali olmayı başaran Ann Dumwoody'ye aitti. Bu zihniyeti kavrayamıyorum. Gerçekten de iş hayatında eşine destek veren erkek şaşırmış mı oluyor yani? Bana kalırsa 'asıl şaşıranlar', günümüz koşullarında bir yuva kurmanın zahmetinin farkında olmakla beraber, hoş görmeyi beceremeyerek yuvada hoşnutsuzluk çıkaranlardır.

Son yıllarda yükselen bir grafik çizen boşanma mevzusu, 'koşullar' ve 'istekler' arasındaki koordinasyon eksikliğinden kaynaklanıyor ki sonuçta koordinatlar, çocukların psikolojisine kadar uzanabiliyor. Yapılan bir araştırmanın sonucunda çocukların, ailelerinden daha yüksek oranda 'çetelere' güven duymaya başladığı ortaya çıkmış. Tuhaf değil mi? Her şey çocuklar için yapılırken, onlar ailede huzuru bulamadıkları için yuvadan uzaklaşıyorlar...

Kaynak : Zaman, 26 Aralık 2008

Bu yazı 5035 defa okundu.



Bu Kategorideki Diğer Başlıklar
 - BAŞKALARININ DERDİYLE DERDLENMEK
 - Kurum İçi İletişimin Önemi
 - Çiftler, evliliğin ilk yıllarında hangi hataları yapıyor?
 - Hoşlanma, Sevgi ve Aşk Arasındaki Farklar
 - İnsanı Anlamak - Prof. Dr. Özcan Köknel
 - Lütfen duy beni sevgili eşim!
 - Aile İçi Şiddet
 - Flörtün Amerikancası
 - Eşinizle bütünleşebildiniz mi?
 - İNSAN İLİŞKİLERİNDE USTALIK-4
 - İNSAN İLİŞKİLERİNDE USTALIK-3
 - İNSAN İLİŞKİLERİNDE USTALIK-2
 - İNSAN İLİŞKİLERİNDE USTALIK
 - Çikolata Parası
 - EVLİLİK SORUNLARI-3
 
MAKALELER
KİŞİLİK
EĞİTİM
İLETİŞİM
HİPNOZ
PSİKOLOJİ
BAŞARI
BAŞARI ÖYKÜLERİ
HAFIZA
KARİYER
AKTİF ÖĞRENME
İMAJ
BEDEN DİLİ
HAYATA DAİR
YAŞAM
MİZAH
ŞİİR
GELİŞTİREN SÖZLER
KİTAP ÖZETLERİ
BİYOGRAFİ
SAĞLIK
BEBEK - ÇOCUK
BİLGİ


Yeni Eklenenler
İbn Rüşd
Ceza Korkusu ile Doğru Yapan Çocuk Doğru Çocuk mudur?
Televizyonsuz Ev
Hakikat Nedir? Gerçek Nedir?
ÖZ'ÜN TERCÜMANI SÖZ
BAŞKALARININ DERDİYLE DERDLENMEK
PSİKOLOJİ ve TASAVVUF
Başarının Sırrı
Zafer Azimlilere Aittir
Psikoloji nedir? Psikolojik hastalıklar nelerdir? Psikolojik hastalıklar nasıl tedavi edilir?
Kurum İçi İletişimin Önemi
Çiftler, evliliğin ilk yıllarında hangi hataları yapıyor?
İyi Ol, Sağlıklı Ol
Yunus Emre
ASMA YAPRAĞI


Döviz Bilgileri
(Doviz)
Alış
Satış

Dolar:
3.3965
3.4026
Euro:
4.0796
4.0869
Güncelle

   
Website Security Test Toplu Mail Gönderimi