Forum •  Email •  Bize Yazın •  Ziyaretçi Defteri •  Anasayfam Yap •   
 Siteiçi Arama
Sonuçlar 2-3 saniye gecikmeli gelir.
Kullanıcı Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre
Şifrem
Yeni Kayıt
Güncel Haberler
Sevgi üç türlüdür

 
Anasayfa / İLETİŞİM / 





Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İNSAN İLİŞKİLERİNDE USTALIK-3

8) İnsanların Düşünceleri Nasıl Ustalıkla Şekillendirilir?

İnsanlara "Evet" dedirtmek, şans, tahmin ya da onların kaprislerinden daha fazla şeyi gerektirir.

İnsan ilişkilerinde ustalaşmış olan kişilerin, insan­ların kendilerine "Evet" deme olasılıklarını büyük öl­çüde artıracak çok sayıda yöntem ve teknikleri vardır. (İnsanların size "Evet" demelerini sağlamak, basitçe onlardan yapmalarını istediğiniz şeyleri yaptırmak demektir.)

İşte dört yararlı yöntem:

1. İnsanlara size "Evet" demeleri için NEDEN­LER gösterin.

Bu dünyada herşey bir nedenle yapılır. Bunun için, birinin bir şey yapmasını istediğiniz zaman, ilk

önce onu neden yapması gerektiğini ortaya koyan bir neden gösterin.

Ancak, onlara gösterdiğiniz nedenlerin, onların nedenleri olduğundan, onların çıkarları ve avantajla­rını yansıttığından emin olun.

Sizin için burada hatalı olabilecek yol, onlara ken­di çıkar ve avantajlarınızı neden olarak göstermenizdir.

Kısacası, insanlara, yapmalarını istediğiniz şeyleri yaptıklarında, sizin nasıl yararlanacağınızı değil, onla­rın ne gibi yararlar elde edeceklerini anlatın.

2. "Evet" dîye yanıt verilecek sorular sorun.

İnsanların size "Evet" demeleri için çalıştığınız za­man, öncelikle onları "Evet" düşünce kalıbına sokun. Bu işlem, onlara "Evet" diye yanıtlanacak iki veya üç soru sorarak yapılabilir.

Örnekler:

"Siz ailenizin mutlu olmasını istersiniz, değil mi?" (Tabii ki ister.)

"Paranızın en iyi şekilde değerlendirilmesini ister­siniz, değil mi?" (Tabii ki ister.)

Bir "Evet" sorusu, sadece "Evet"le yanıtlanabilecek bir sorudur.

"Evet" sorularının arkasındaki düşünce, insanları zihinsel olarak "Evet" diyecek bir ruh haline sokarsa­nız, büyük olasılıkla isteğiniz karşısında "Evet" diye­cekleridir.

 

Ancak yine de, "Evet" sorusunu uygun bir şe­kilde sorun. Bununla şunu demek istiyoruz: SO­RUYU SORARKEN BAŞINIZI DA "EVET" ŞEKLİNDE ÖNE DOĞRU EĞİN VE SORUNUZA MUTLAKA "SİZ" SÖZCÜĞÜYLE BAŞLAYIN.

"Siz, güzel bir tost istiyorsunuz, değil mi?" (Başınızı "Evet" şeklinde öne eğerek.)

"Siz, güzel görünümlü bir elbise istiyorsunuz, değil mi?" (Başınız yine öne doğru eğilerek onay veriyor.)

3. İnsanlara iki "Evet" arasında seçme şansı verin.

Bu basitçe, insanlara şu ya da bu yolla "Evet" de­mek arasında bir seçim yapma hakkı verilmesi anla­mına gelmektedir. İki yolu da seçseler size "Evet" demiş olacaklardır.

Bu durum, onlardan bir şey yapmalarını istediği­nizde olduğu gibi, "Evet" veya "Hayır" arasında bir seçim yapma şansı vermekten çok daha tercih edilebi­lecek bir durumdur.

"Evet" demek yapacaklarını, "Hayır" demek ise yapmayacaklarını gösterir.

Ustalık, onların yapmalarını İstediğiniz şeyi bu veya öbür yolla, ancak mutlaka yapmalarını sağlamaktır. Örneğin, Mr. Smith'den bir randevu almak istiyorsunuz:

"Mr. Smith, bugün öğleden sonra sizin için uygun mu, yoksa yarın olmasını mı tercih edersiniz, sabahtan mı öğleden sonra mı?" (Mr. Smith'e sizinle buluşması için zamanı seçme şansını veriyorsunuz; yani "Evet"ler arasında bir seçim şansı.) Bu konuda en kötü yol, direkt olarak randevu is­temektir. Böyle yapmakla siz ona, "Evet" (randevuyu aldığınızı gösterir) veya "Hayır" (randevuyu alamadı­ğınız gösterir) arasında bir seçme şansı veriyorsunuz.

Örnekler:

"Siyah olanı mı, yoksa beyaz olanı mı istersiniz?" ("Bunlardan hangisini istersiniz?"e göre daha fazla tercih edilir.)

"Çalışmaya yarın mı yoksa Salı günü mü başlamak istersiniz?" ("Çalışmaya başlamayı istiyor musunuz?" yerine sorulabilir.)

"Bunu hesabınıza mı yazalım yoksa nakit mi öde­yeceksiniz?" ("Bunu alıyor musunuz?" şeklinden çok daha iyidir.)

Bu yöntem her zaman işlemeyebilir, ancak çoğu zaman uygulanabilir ve insanlara "Evet" ile "Hayır" arasında bir seçim yapma şansı vermekten çok daha iyi  sonuç doğurur.

4. İnsanların size "Evet" demelerini bekleyin ve "Evet" demelerini beklediğinizi bilmelerini sağlayın.

İnsanların size "Evet" demelerini beklerseniz, bu size güven verir. Ancak bunu güvenden de ileri gö­türmelisiniz; bir adım daha ileriye. Onlara "Evet" de­melerini beklediğinizi göstermeli, bunu çok açık ola­rak hissettirmelisiniz.

Hemen hemen tüm insanlar, bir soruya başlangıç­ta "tarafsız" olarak yaklaşırlar ve yanıt konusunda yönlendirilebilirler. Çoğu insan, onlardan ne beklen­diğini açık bir biçimde hissettirirseniz, istediğiniz şeyi yapmakta tereddüt etmeyecek ya da kararsızlık gös­termeyeceklerdir.

Bu, mükemmel bir psikolojidir ve ilk birkaç başa­rıdan sonra sizin için de uygulaması gayet kolay ola­caktır.

9) İnsanların Tutumları Nasıl Ustalıkla Yönlendirilir?

 

10 insandan 9'unu hemen kendinize benzetebilir­siniz!

10 insandan 9'unu bir saniye içinde nazik, yardım­sever ve dost canlısı biri hale getirebilirsiniz. (Aynı si­hirle.)

Nasıl mı?

1.  Bir ilişkideki ilk birkaç saniyenin, genellikle bu ilişkinin ruhunu ve tonunu oluşturacağını unutmaya­rak;

2.  Daha sonra İnsan Davranışları 2. Ana Yasası'nı İNSANLAR ÇOĞUNLUKLA DİĞER İNSANLARIN DAV­RANIŞLARINA   NAZİKÇE   KARŞILIK  VERMEYE   EĞİ­LİMLİDİR kullanarak.

 (Bunu, İNSANLAR NAZİKÇE KARŞILIK VERİR şek­linde kısaltalım.)

Öyleyse, ilk saniye içerisinde, ilk göz temasını kurduğunuz anda, herhangi bir şey söylemeden önce, sessizliği bozmadan önce, İNSANLARA İÇ­TENLİKLE GÜLÜMSEYİN.

O zaman ne olacak? Onlar da NAZİKÇE KARŞILIK VERECEKLER, GÜLÜMSEYİP HOŞ BİR TUTUM TAKINACAKLARDIR.

İnsan ilişkisinin varolduğu her sahnede iki insan arasındaki her ilişkide bir atmosfer, bir ortam, bir sahne düzeni bulunmaktadır.Buradaki ustalık, bu atmosferi, bu ortamı, bu dü­zeni oluşturmaktır. Bunu da ya siz ya da karşınızdaki kişi yapar. Eğer akıllıysanız, bunu kendi çıkarınıza gö­re siz düzenlersiniz.

İnsan ilişkilerindeki trajik durumlardan birisi, in­sanlara verilen herşeyin aynen kendilerine geri gele­ceğini anlayamamalarıdır. Siz insanlara güneş ışığını sunarsanız, güneş ışığı onlardan size geri dönecektir. Eğer buz gibi bir ayaz verirseniz, size buz gibi ayaz geri dönecektir.

Buradaki anahtar, zamanlamadır; gülümseme sizin sessizliği bozmanızdan önce gelmelidir. Böyle bir du­rum sahnenin sıcak ve dost bir atmosferde oluşmasını sağlayacaktır.

Sizin ses tonunuz ve yüz ifadeniz de çok önemli­dir, çünkü iç dünyanızı onlar ortaya koymaktadır.

Gülümsemenizi profesyonel sunucu ve modellerle aynı şekilde başlatmayı unutmayın. Kendi kendinize şunu söyleyin:

"ÇİİİZ*

Göreceksiniz, işe yarayacaktır!

 

10) İnsanlar Nasıl Ustalıkla Övülür?

İnsanlar sadece ekmekle yaşayamaz!

Tıpkı vücudumuz gibi, insan ruhunun da besine gereksinimi vardır. Size güzel bir söz söylendiği veya kompliman yapıldığı zaman neler hissettiğinizi hatır­layın. Bu güzel söz veya komplimanın tüm gününüzü veya gecenizi nasıl aydınlattığını hatırlayın. Bu güzel duyguların ne kadar uzun sürdüğünü hatırlayın.

İşte, diğer insanlar da sizin gibi tepki göstereceklerdir. Öyleyse, insanlara duymak istedikleri güzel sözleri söy­leyin. Onlar sizi, söylediğiniz sözler için severken, siz de onlara güzel sözleri söylemiş olmaktan haz duyacaksınız.

ÖVGÜNÜZDE CÖMERT OLUN. Övmek için bir kişi veya bir şey arayın ve sonra da onu övün.

Ancak,

a.  Övgü samimi olmalıdır.

Samimi ve içten değilseniz, o övgüyü yapmayın.

b.  Hareketi övün, kişiyi değil.

Hareketi övmek, karışıklıktan ve mahcup olmak­tan kaçınmanızı sağlar, çok daha samimi görünür, ta­raf tutma duygusundan korur ve aynı hareketin bir daha yapılmasını teşvik eder.

Örneğin, "John, bu yılki çalışman gerçekten hari­ka." ("John, sen iyi bir adamsın," demekten daha iyi.)

"Mary, yıl sonu raporunu mükemmel hazırlamış­sın." ("Mary, sen iyi bir işçisin," demekten daha iyi.)

"Mr. Smith, bahçeniz ve araziniz çok güzel." ("Mr. Smith, çok çalışıyorsunuz," demekten daha iyi.)

Övgünüzü belirgin yapın  övdüğünüz şeyin altını çizin.

MUTLULUK FORMÜLÜ: Her gün en az üç kişiye iyi bir söz söyleme alışkanlığını edinin. Sonra, KEN­DİNİZİN neler hissettiğinize bakın!

Bu SİZİN için bir mutluluk formülüdür!

Bunu yaparak başkalarına verdiğiniz mutluluk, saygı ve hazzı gördüğünüzde, SİZ kendinizi daha da iyi hissedeceksiniz. Vermenin keyfi, almaktan daha çoktur.

Bunu deneyin.
Bu yazı 19767 defa okundu.



Bu Kategorideki Diğer Başlıklar
 - BAŞKALARININ DERDİYLE DERDLENMEK
 - Kurum İçi İletişimin Önemi
 - Çiftler, evliliğin ilk yıllarında hangi hataları yapıyor?
 - Hoşlanma, Sevgi ve Aşk Arasındaki Farklar
 - İnsanı Anlamak - Prof. Dr. Özcan Köknel
 - Lütfen duy beni sevgili eşim!
 - Aile İçi Şiddet
 - Flörtün Amerikancası
 - Çalışan bir kadın eşinden ne bekler?
 - Eşinizle bütünleşebildiniz mi?
 - İNSAN İLİŞKİLERİNDE USTALIK-4
 - İNSAN İLİŞKİLERİNDE USTALIK-2
 - İNSAN İLİŞKİLERİNDE USTALIK
 - Çikolata Parası
 - EVLİLİK SORUNLARI-3
 
MAKALELER
KİŞİLİK
EĞİTİM
İLETİŞİM
HİPNOZ
PSİKOLOJİ
BAŞARI
BAŞARI ÖYKÜLERİ
HAFIZA
KARİYER
AKTİF ÖĞRENME
İMAJ
BEDEN DİLİ
HAYATA DAİR
YAŞAM
MİZAH
ŞİİR
GELİŞTİREN SÖZLER
KİTAP ÖZETLERİ
BİYOGRAFİ
SAĞLIK
BEBEK - ÇOCUK
BİLGİ


Yeni Eklenenler
İbn Rüşd
Ceza Korkusu ile Doğru Yapan Çocuk Doğru Çocuk mudur?
Televizyonsuz Ev
Hakikat Nedir? Gerçek Nedir?
ÖZ'ÜN TERCÜMANI SÖZ
BAŞKALARININ DERDİYLE DERDLENMEK
PSİKOLOJİ ve TASAVVUF
Başarının Sırrı
Zafer Azimlilere Aittir
Psikoloji nedir? Psikolojik hastalıklar nelerdir? Psikolojik hastalıklar nasıl tedavi edilir?
Kurum İçi İletişimin Önemi
Çiftler, evliliğin ilk yıllarında hangi hataları yapıyor?
İyi Ol, Sağlıklı Ol
Yunus Emre
ASMA YAPRAĞI


Döviz Bilgileri
(Doviz)
Alış
Satış

Dolar:
3.3965
3.4026
Euro:
4.0796
4.0869
Güncelle

   
Website Security Test Toplu Mail Gönderimi