Forum •  Email •  Bize Yazın •  Ziyaretçi Defteri •  Anasayfam Yap •   
 Siteiçi Arama
Sonuçlar 2-3 saniye gecikmeli gelir.
Kullanıcı Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre
Şifrem
Yeni Kayıt
Güncel Haberler
Sevgi üç türlüdür

 
Anasayfa / KİTAP ÖZETLERİ / 





Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
KENDİN OLMAK

                                   KENDİN OLMAK

                              (İPLER KİMİN ELİNDE)

Wayne DYER

 

1.Özgür olmak, sevdiklerine ve arkadaşlarına sorumluluğunu inkar değil sorumluluk tercihlerinde özgür olmak demektir.

 

2.Yaşamını sürdürmekle ilgili bir konuda karar vermen gerektiğinde kendininkinden başka hiç kimsenin rehberliğine TAMAMİYLE güvenme. Ya da Emorsan’ın “Kendine Güven”  de dediği gibi  “Kendinden başka hiçbir şey sana huzur veremez.”

 

3.İnsaf! Bu kadar olmaz ki. Olayları istediğim şekilde gelişmediklerinden dolayı yargılıyorsun ama hoşlansan da hoşlanmasan da insanlar insafsız olacaktır. Hoşnutsuzluğun onları durdurmaz. Bırak Yüce değer yargılarına göre onların ne yapması gerektiğini bir kenara. Onların bunu yaptıklarını ve senin buna karşı bir şeyler yapman gerektiğini kabul etki, yaptıkları yanına kalmasın ve bir daha yapmaya cesaret edemesinler.

 

4. Biyoloji ve tıpta ihmal edilmesine rağmen, yaşam hakkında sahip olduğumuz en temel gerçek, iradenin vücuda hükmettiğidir.

 

5. Bu insanlara “büyük” unvanını yakıştırırken kendini küçülttüğünün farkına bile varmazsın.

 

6.Kendini yüksek makam sahiplerinin sömürü tuzaklarından kurtarmak için öncelikle onların da senin gibi bir insan olduklarını görmeye başlamalısın. Senden daha önemli değiller. Yüksek bir eğitim ve tecrübe sahibidirler ve bu yüzden ücretleri yüksektir. Fakat bu ücreti sen ödüyorsun. Bu tür ilişkilerde önemsenecek biri varsa o da karşılığında hizmet almak için ödeme yapan müşteri yani sensin. Bir başkasına kendine verdiğinden fazla değer verip, eşit davranış bekleyemezsin. Eşit davranış görmüyorsan, tepeden bakılmasına razı olmak, izin almak, sıra beklemek zorunda kalırsın.

 

7.Bürokrasinin kurbanlarında biri olmak istemiyorsan; onun bir parçası olmayı reddetmelisin. Bazı insanlar yalnızca kendilerini daha önemli hissedebilmek için kurumun parçası olmaya ihtiyaç duyarlar. Bu ihtiyaca anlayış göster ve asla öfkeye kapılma.

 

8.Korkunun kendisi yeryüzünde var olmamıştır. Sadece korkunç düşünceler ve ürkek davranışlar vardır.

 

9.Her attığın adımda, her şeyin yolunda gitmesi için düşünmeye başlarsan hiç adım atamazsın. Gelecek, kimseye  vaat edilmemiştir.. Hayatın kendisi başlı başına bir risktir. Eğer yaşamdan istediklerini elde etmek istiyorsan, paniklemene sebep olan düşüncelerini bir kenara atıp, yaşamın nimetlerinden yararlanmaya bakmalısın. Aslında bakarsan, korkulu düşünceler yalnızca kafanda yaşarlar. Gerçekle yüzleşmekten pek hoşlanmazlar. Antik çağlarda bir bilge, “Ben yaşlı bir adamım, hayatım gerçekleşmeyen güçlüklerle doluydu” demiş.

 

10.Eğer korkular nedensiz ise faydaları yoktur ve mutluluğun için onlardan kurtulmalısın.

 

11.Eğer büyüklerin sana çocukluğunda böyle davranmışlar ve sen hala onların yüzenden bir takım korkuların esiri olduğunu düşünüyor ve onları suçluyorsan hayırlı olsun, hayatın boyunca onlarla yaşayacaksın. Çocukluğunda yapılanlar değiştirilemez ve sen bu bahaneye sığındıkça hep aynı kalmaya mahkumsun. Anlamalısın ki büyükler sana bildiklerini aktardılar. Şimdi senin sıran. Bildiklerini uygulamaya başla ve yaşamını doğru bildiğin şekilde sürdür. At  kendini hayatın ortasına, emekle, başarısız ol, başkasını dene, olmadı değiştir. Kısaca deneyim kazan. Şuna gerçekten inanmalısın; denemek ve deneyim sahibi olmak  seni daha akıllı ve başarı şansı yüksek biri yapacaktır. Gerekli deneyimlerden geçmeyi reddetmek “bilmek istemiyorum” demektir. Bilmemek zayıflatır ve başkalarınca sömürülmeni garantiler.

 

12.Korku ile yüzleşme arzusuna cesaret denir.

 

13.Zayıflıkların yaşamı yönlendirdiğinde eline ne geçer? Korkudan bir şey yapamadığında tek kelimeyle, sömürüldüğünde kendine; “Elime ne geçecek?” diye sor. İlk tepkin “Hiçbir şey” demek olacaktır. Biraz daha derine in ve insanların neden güçlü bir davranış benimsemek yerine  sömürülmeyi daha kolay bulduklarını sor. Kontrolü başkalarına bırakmakla, risklerden sakınıp, kendini okkanın altına atmamış olursun. İşler kötü gittiğinde kontrol kimdeyse onu suçlamak, yerin dibine sokmak mümkündür ve sen de böylelikle olaydan sıyrılırsın. Aynı zamanda sömürü düzeninde boş tebrikler almanın konforunu da yaşarsın. Çünkü kolay bir manevra ile “özgür olmak” yerine “sevimli küçük koyun” kalmak seçimini yaparsın. Zayıflıkların yönlendirici olduğunda eline geçen risklerden kaçınmış olmaktır. Ama bazen kendini kösteklemene  yol açabilirsinde, zihinsel ve davranışsal anlamda yaşamın kalitesini geliştirirken, kendi kendini ödüllendirme sistemine şükretmenin önemini, aklının bir köşesine yaz.

 

14.Sen kimseden daha az önemli değilsin. Eğer yaşamını gücünün yönlendirmesi konusunda ciddi adımlar atmak istiyorsan, kendini önem ve değer olarak başkalarından daha aşağılarda görmekten vazgeçmelisin. Ne zaman bir başkasına kendine duyduğundan fazla saygı gösterirsen, sömürü tuzağını kendin kurmuş olursun. Bazen başkalarına kendinden daha fazla saygı göstermen sosyal bir gelenek gereğidir. Sıfatları, unvanları kullanmak gibi . kendini ifade edebilmek için bu geleneği yıkmak zorunda kalabilirsin. Başkalarını sömürmekte ustalaşmış kişiler, onların unvan veya sıfatları ile hitap etmen konusunda ısrar ederken sana adınla hitap ederler.

 

15.Herkesin kendinden daha önemli olduğuna inanan bir koyun yerine, değerli, etkili, kendini önemseyen biri ol.

 

16.Birçok anne ve baba, hizaya sokmakta en çok zorlandıkları çocuklarını, daha çok taktir ettiklerini  bana defalarca itiraf ette.

 

17.Oyunun adı güçtür. Sen gayret ettikçe insanlar daha çok saygı duyacaklardır. Gücünü tüketen korkuları kendi beynin üretir ve korkulara yenildiğinde, eline geçenlerin sana pek bir faydası yoktur. Yaşamı gönlünce sürdürmek cesaret ister, fakat cesaret doğuştan gelen ve sonsuza kadar orada olacak bir özellik değildir. Her meydan okuyuşunda içinde hissetmen gerekir.

 

18.Yaptığında mutsuz olacağın bir şeyi yapmama özgürlüğünü kullandığın için arkadaşlarının seni sevmeyeceklerinden korkuyorsan, kendine, “istediğim gibi davrandığımda benden hoşlanmayacak  arkadaşlara gerçekten ihtiyacım var mı? ” diye sor.

 

19.Her şeyi daima yaptığın gibi yapmaya devam edersen, gelişme ve büyüme imkansızdır.

 

20.Hayvanlar, bitmiş şeylere takılıp, dikkat sarf etmezler. Tatlı anılardan yoksundurlar. Anlamsız düşüncelere dalmak veya karşılıklı çamur atmak yetenekleri olmaması da nimettir. Yaşadıkları an için, o anın şartlarına göre davranırlar.

 

21.Yalnızca bu anı yaşayabileceğine göre eskide kalanların seni incitmesine izin vermek abesle iştigal ve kendini inkardır. Geçmiş  dışında, değişmesi imkansız ve sinirlenmenin mantıklı hiçbir sonucu olmayacak daha bir çok şey var. Ya bunları oldukları gibi kabul etmeyi öğrenirsin ya da onlardan rahatsızlık duymaya devam edersin. Değiştirmek için hiçbir şey yapamayacağını açıkça kabul etmen gerekenler;

  • Hava koşulları
  • Zaman akış hızı
  • Vergiler
  • Yaşın
  • Başkalarının senin hakkındaki fikirleri
  • Tarihi olaylar
  • Boyun ve genel görünüşün
  • Diğerlerinin hastalıkları
  • Ölüm
  • Doğa

 

22.Değiştiremeyeceklerini sevmeyi öğren,hemde çok. Onlar senin.

 

23.Seni sömürmek isteyen, konuyu senin geçmişte yaptıklarına getirdiği sürece istediğini elde edemezsin.

 

24. Aşağıda geçmişe yönelik yedi cümle var. Bunlar insanları cezalarına gönüllü katlanmayı razı etmek için kullanılan çeşitli yöntemlerden bazılarıdır.

·        Niye böyle yaptın?

·        Önce bana sorsaydın

·        Ama biz hep böyle yaparız.!

·        O zaman böyle demiyordun ama…

·        Keşke şöyle yapmasaydım.

·        Normaldir, olur böyle şeyler.

·        Kimin hatası?

 

25.Bize hatırlamayı öğretirler. Neden unutmayı öğretmezler? Yaşayan hiç kimse yoktur ki, yaşamının bir yerlerinde hatıraların bir tanrı lütfu olduğu kadar da bir lanet olduğunu düşünmemiş olsun.

 

26.hepimiz hata yapmıyor muyuz? Ve unutma, onların eskiden yaptığı hataya kızgın olmakla yaşamında az da olsa etkili olmaklarına izin vermiyor musun?

 

27.Bireylerin dünyasında kıyaslamak anlamsız bir aktivitedir.

 

28.İnsanlar gerekli cevapları içlerinden bulup çıkarmadıklarında ise hazır sunulmuş standarda başvururlar; başkaları ile kıyas. Herkes bundan memnundur çünkü herkesi hizada tutar..

 

29.Hiç bir şey akıl sağlığından daha kutsal değildir.

 

30.Benzersiz olmanın yanı sıra; kabullenmememiz başka bir kavram da daima yalnızlığımızdır. Evet, yalnız! Yüzlerce insanla çevrili, biri ile sevişiyor veya bir hücreye kitlenmiş olmamız bir şey değiştirmez ve asla hiç kimse bir diğerinin hissettiklerini hissedemez. yalnızlık kaçınılmazdır. Var oluşun temel kurallarında biride benzersiz düşünce ve duygularımızla yapayalnız olduğumuzdur.

 

31.dünyanın en güçlü kişisi, en yalnız ayakta durabilendir.

 

32.Her bireyin  doğasında kendi güzelliği vardır, ve her aklın kendi yöntemi olmuştur. Gerçek insan, kurallar sayesinde asla bir şey elde etmez.

 

33.Birileri kendi değerlerini başkalarına güç gösterisi  yaparak anlayabiliyorsa, bu gösteri alışkanlığını sürdürebilmek için her şeyi yapacaktır.

 

34.Aşağıda dikkati başkalarına çekerek sömürme amacı ile sık kullanılan cümlelerden bazılarını sıraladım. Kendin veya başkaları tarafından seni hedeflerinden alıkoymak için kullanılan bu sözlere karşı uyanık ol…

  • Sen, neden ……..gibi olamıyorsun?
  • Senden başka şikayet eden yok!
  • Dünyada herkes senin gibi olsaydı …!
  • Elindekiyle yetinmelisin.
  • Olay çıkartma! Beni yerin dibine sokuyorsun.
  • Neden kardeşlerin gibi olamıyorsun?
  • Onlar böyle istiyorlar. Buna izin vermezler. onlar şöyle yaparlar.vb.
  • Bu bir tanrı buyruğudur.

 

35.Zorlamadan, eğlenceli ve rahat yaşayanlar en etkili insanlardır. Bir şampiyonun hareketlerine dikkat et, sanki çok kolaymış gibi görünür. Bir sanatçının  sanatını icra edişi de öyle. Doğal görünür çünkü onlar yaptıkları ile  savaşmazlar. Genellikle kendilerini zora koşan ve yaptıkları işi gereklilik olarak görenler başarısız olurlar. Kazanmak zorunda olduğunu düşünen bir şampiyon şampiyonluğu başkasına kaptırır.

 

36.Yüce gönüllere en büyük saldırı daima sıradan akıllardan gelmiştir.

 

37.Başkalarına açıklama yapmak zorundaysan, seni her zaman anlamaları için çaba harcıyorsan, davranış ve sözlerinle seni önemsemelerini sağlamaya çalışıyorsan, o zaman sen sakince etkili olamayan birisin.

 

38.En iyi ilişkilerde  insanlar bir diğerinin her yaptığını analiz etmek yerine, onu olduğu gibi kabul etmişlerdir.

 

39.Eğer şöyle bir düşünürsen, iki değişik insan olduğunuz, birbirinizi her zaman tamamıyla  anlayamayacağınız, aslında bunu istemenin de yanlış olduğu gerçeğine varacaksın. Öyleyse neden birbirinizi olduğu gibi sevmek için gayret etmeyesiniz.

 

40.Kendini ispatlamaya çalışmak  demek  kanıt göstermek zorunda olduğun  kişiler tarafında yöneltilmek  demektir.

 

41.Zarafet ya da incelik; başkalarının kendilerini incitmelerine dahi sebep olmamak demektir.

 

42.İnsanlar evliliklerinde  ve aile yaşamında kendilerini özgür hissetmiyorlar, çünkü genelde devamlı kendilerini ispatlama zorunluluğu  veya daima anlaşılmama korkusu duyuyorlar. Bu iki faktörü ortadan kaldırmak mümkün olsaydı, boşanma ile neticelenen bir çok evlilik  kurtarılabilirdi.

 

43.Melankoli ile yaşamlarını baltalayan insanlardan sakın.

 

44.Kimsenin onları anlamadığını iddia ederek  başkalarını sömürürken, diğer taraftan da anlaşılmamak için ellerinden geleni artlarına koymazlar. Kesinlikle memnun olmazlar ve asla kendi problemlerini çözmeye istekli değillerdir.

 

45.Büyük olmak yanlış anlaşılmaktır.

 

46.İnsanlar sana, senin onlara öğrettiğin gibi  davranırlar.

 

47.O, kötülüğünü sergileyen değildir ama onu bakış açımızdan dolayı biz hakaret olarak algılarız, böylelikle birileri sizi tahrik etiğinde, tahrik olma fikri size aittir.

 

48.Seni inciten başkalarının davranışları değil, onların hareketlerini nasıl algılayacağına dair senin verdiğin karalardır. İncinme hakkında beklenti ve davranışlarını değiştirdiğin zaman kısa sürede göreceksin ki artık kullanılmıyor ve sömürülmüyorsun.

 

49.Çocuklar yalnız kaldıklarında anlaşmazlıklarını çözmekte mükemmeldirler ve nadiren hakeme ihtiyaç duyarlar. Yeter ki ilgiye veya hakemin sağlayabileceği avantaja gereksinim duymasınlar. İşlerine karışmayıp  hakemliğe  heveslenmezsen  onların düşünme yeteneklerini geliştirmeyi, kendi imkanlarıyla yetinmeyi ve başkalarını sömürmeden yaşamayı öğrenmelerine yardımcı olursun.

 

50.Katlanmanın bittiği yerde eşitlik başlar.

 

51.Evdekilerden herhangi biri kendi sorumluluklarını üstüne yıktığında, şikayet ediyor ama yinede üstleniyorsan unutma böyle davranmayı o kişiye sen öğrettin.

 

52.Başkalarına şikayetsiz yapacağını öğretirsen bunlar otomatikman ölene kadar senin sorumluluğun haline gelir.

 

53.Dayak yeme ya da odaya gönderilme pahasına olsa bile çocuklar anne babalarını öfkelendirme konusunda birer uzmandırlar. Bunu da o anda ilgi odağı  olabilmek için yaparlar.

 

54.Maden sen yaptıklarınsın o halde, yapmadığında sen değilsin.

 

55.Asla bir kuruma sadakati ve diğer şeyleri kendine sadakatten üstün tutma.

 

56.Hayatta hiçbir şey mutluluğun pahasına kendini adayacak kadar değildir.

 

57.Özgürlük, başkalarının sömürüsünden  kurtulmakla sınırlı değildir. İşler, şirketler ve diğer insan yapımı kurumlar gibi şeylerin etkisinden de bağımsız olabilmek  tam anlamıyla özgürlük demektir. Bazı insanlar kişisel özgürlükleri için aile ve arkadaş ilişkilerinde canlarını dişlerini takıp savaş verirler. Birey olarak saygı talep eder  ve yaşamlarını nasıl sürdüreceklerine karışılmasından kesinlikle hoşlanmaz ve izin vermezler ama işlerinin ya da hizmet ettikleri kurumun esiri olmuşlardır. Genellikle zamanlarını nasıl düzenleyeceklerini bilmezler, günlük yaşamlarının akışını kendi ellerine alamazlar. Nadiren kendileri ile barışık ve huzur içindedirler. Kafaları daima yarış halindedir. Asla işlerinden bir şeylere ayıracak enerjileri yoktur. Ne komiktir ki bu insanlar kimsenin onlara sahibi olamayacağını ve bağımsız olduklarını savunurlar.

 

58. Sadakat kölelik değildir. Bir kuruluşa bağlı olabilir, kendini doğruluk ve şerefle görevlerine, onların kölesi  olmadan  adayabilirsin. Dün yada kayıtsız şartsız sadık olman en önemli kişi kendinsin. Hayat, önünde bir çok seçenek dururken , bir kurum veya iş tarafından kontrol edilsin diye harcanmayacak kadar kısa

 

59.Başarılı her kişi başarısının yüzlerce, binlerce, yüz binlerce yenik insana ödetir.

 

60.Bazen daha fazlası, daha azdır.

 

61.Zengin insanlar, daha zayıf, daha aç oldukları,daha küçük şeylerden mutluluk duydukları, sevginin para ile ölçülmediği  günlerde daha çok bahsederler.

 

62.Kendi fikirlerini konuya sokmadan ve konuyu kendileri ile ilgili alana çekmeden başkalarının ilgilendikleri  konuları dinlemeleri neredeyse imkansızdır.

 

63.Eğer altı ay  sonra öleceğini bilseydin, şimdi yaptıklarından farklı ne yapardın? Sonra kendine çok gerçekçi  bir soru yönelt; “Niçin Yapmıyorum?” Şimdi kalk ve yap!

 

64.Örneğin; insanlar genellikle “ Ne kötü (veya ne güzel) bir hava” gibi zararsız görünen cümleler kullanırlar ama bunlar gerçekliğe dayanmaz. Gün, senin ona  eklemeye  karar verdiğin yargıya göre  iyi veya kötüdür. Eğer yağmurun kötü olduğuna ilişkin bir yargın varsa bu yargıyı her yağmurlu günde kullanırsın ve dünya üzerinde bir çok insan(çiftçiler hariç) bu yargıya katılır. Fakat gerçekte; o gün de herhangi bir gündür ve sen nasıl yargılarsan  yargıla olduğu gibi devam edecektir.

 

65.Gerçek, senin istek ve arzularından etkilenmeden olduğu gibi yalın gerçekliğini sürdürür.

 

66.Gerçeklere sinirlenmek sadece çılgınlıktır.

 

67.İnsan, yüzü kızaran veya buna ihtiyaç duyan tek hayvandır.

 

68.En basit ve eski yöntem; bir renge veya boşluğa konsantre olup tek sesli bir kelimeyi tekrarlayarak, düşünceleri  yavaşça  ve zorlamadan zihinden uzaklaştırmak, sessizlik ve gevşemeyi deneyimlemektedir.

 

69.Bir organizma üzerine içerden  veya dışardan stres yüklendiğinde, zihin organizmanın yapmaya uğraştığı şeye karşı faaliyet gösterir.

 

70.Bir başka insanla sadece içinde yaşadığın anı paylaşabileceğini kabul et.

 

71.Seninle veya senin için çalışanların,  eşin, çocukların ve seninle birlikte  yaşayanların sana bir borçları olduğu yanılgısından sıyrıl. Hiç kimsenin sahibi değilsin ve kaşlarını çatarak onları seninle aynı şekilde düşünmeye ikna edemezsiniz. Eğer ikna edebiliyorsan her iki taraf içinde umut yok demektir. Bu bilgi ile donandığında,  diğerlerine kendine has birey olma şansı verirsin ve bir çok baş ağrısı ile sömürü tehlikesinden uzak yaşarsın. Senden genç olarak rehberlik, isteyenlere yardım edebilirsin ama asla birinin  sahibi olamazsınız ve ne kadar sinirlenirsen  sinirlen bu gerçeği değiştiremezsin.

 

72.Başarı bir yolculuktur, varış noktası değil.

 

73.Bütün zayıf insanlar gibi fikrini değiştirmemek  için aşırı stres yüklenerek direniyordu.

 

74.Karanlık ile inatçılık arasındaki fark, birinin genelde güçlü bir iradeden diğerinin ise güçlü bir olumsuzluktan gelmesidir.

 

75.Bir alanda çalışmak istiyorsan nasıl yapılması gerektiğini  ve herkesin nasıl yaptığını boş ver. Kendi yolunla ve bir gün başaracağını umarak yap. Başaracaksın. Aksi halde şu anda olduğun yere çakılı kalacaksın. Yapılacak hiçbir şey olmadığını söylediğinde içinde bulunduğun sömürüyü savunmaktan başka yapacak bir şeyin olmayacak.

 

76.Yaşamın her durumda kendi seçiminin ürünüdür. Kendi tarzını yaratıcı canlılığa doğru değiştirmek için sağlıklı seçimler yapabilme  kapasitesine sahipsin.

 

Bu yazı 30863 defa okundu.



Bu Kategorideki Diğer Başlıklar
 - GRUP İLİŞKİLERİ - Sibel ARKONAÇ
 - AHLAK PSİKOLOJİSİ VE SOSYAL YAŞAM - Erol GÜNGÖR- Salim AKÇAY
 - ETKİLİ İNSANLARIN 7 ALIŞKANLIĞI - STEPHEN R. COVEY
 - BAŞARI YOLUNDA 70 ALTIN KURAL - Recep Şükrü APUHAN
 - KENDİME ENGEL OLAMAYACAĞIM - Recep Şükrü APUHAN
 
MAKALELER
KİŞİLİK
EĞİTİM
İLETİŞİM
HİPNOZ
PSİKOLOJİ
BAŞARI
BAŞARI ÖYKÜLERİ
HAFIZA
KARİYER
AKTİF ÖĞRENME
İMAJ
BEDEN DİLİ
HAYATA DAİR
YAŞAM
MİZAH
ŞİİR
GELİŞTİREN SÖZLER
KİTAP ÖZETLERİ
BİYOGRAFİ
SAĞLIK
BEBEK - ÇOCUK
BİLGİ


Yeni Eklenenler
İbn Rüşd
Ceza Korkusu ile Doğru Yapan Çocuk Doğru Çocuk mudur?
Televizyonsuz Ev
Hakikat Nedir? Gerçek Nedir?
ÖZ'ÜN TERCÜMANI SÖZ
BAŞKALARININ DERDİYLE DERDLENMEK
PSİKOLOJİ ve TASAVVUF
Başarının Sırrı
Zafer Azimlilere Aittir
Psikoloji nedir? Psikolojik hastalıklar nelerdir? Psikolojik hastalıklar nasıl tedavi edilir?
Kurum İçi İletişimin Önemi
Çiftler, evliliğin ilk yıllarında hangi hataları yapıyor?
İyi Ol, Sağlıklı Ol
Yunus Emre
ASMA YAPRAĞI


Döviz Bilgileri
(Doviz)
Alış
Satış

Dolar:
3.3965
3.4026
Euro:
4.0796
4.0869
Güncelle

   
Website Security Test Toplu Mail Gönderimi