Forum •  Email •  Bize Yazın •  Ziyaretçi Defteri •  Anasayfam Yap •   
 Siteiçi Arama
Sonuçlar 2-3 saniye gecikmeli gelir.
Kullanıcı Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre
Şifrem
Yeni Kayıt
Güncel Haberler
Sevgi üç türlüdür

 
Anasayfa / PSİKOLOJİ / NARSİSİZM / 





Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
"Sen özelsin" telkini narsist yapıyor

Amerika'da yapılan bir araştırma, başta üniversite öğrencileri olmak üzere gençlerin eski nesle oranla daha benmerkezci, egoist ve kendini beğenmiş olduğunu ortaya koydu. Yeni nesil "sen özelsin" telkiniyle agresif, güvenilmez, menfaatçi hale dönüştü.

İnsanın sahip olduğu niteliklerin, bilgi, beceri ve davranışların geliştirilmesi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de revaçta. Performansı geliştirme, kişilikleri olumlu yönde değiştirebilme ve iletişim sorunlarını ortadan kaldırmak için uygulandığı ifade edilen NLP ile kişisel gelişim çalışmaları büyük bir sektör haline geldi. Bu tür çalışmalar birçok genci başarıya motive etmede, stresi yönetmede, strateji geliştirmede, fikir üretmede, yönetme tekniklerinde olumlu sonuçlar veriyor. Birçok şirket bu çalışmalarla strateji de belirliyor. Ama bu çalışmaların olumlu olduğu kadar olumsuz yönleri de olabileceği tartışma konusu. ABD'de bir grup psikoloğun yaptığı araştırmaya göre, başta üniversite öğrencileri olmak üzere zamane gençlerinin, seleflerinden daha narsist ve daha benmerkezci olması dikkat çekiyor. Yaptıkları kapsamlı bir araştırmayla bu sonuca ulaşan beş psikolog, bu trendin yakın gelecekte Amerikan toplumundaki kişisel ilişkileri yaralayabileceği uyarısı da yapıyor. Araştırma grubunun lideri San Diego Eyalet Üniversitesi'nden Prof. Jean Twenge, AP haber ajansına yaptığı açıklamada, "Çocuklarımıza sürekli olarak 'sen çok özelsin' demeyi bir an önce terk etmeliyiz." uyarısında bulunuyor. Prof. Twenge, "Çocuklarımız yeterince ben-merkezci karaktere geldiler zaten." diye konuşuyor.

Twenge ve arkadaşları, Amerika genelinde 16 bin 475 üniversite öğrencisine uyguladıkları ve 'Narcissistic Personality Inventory' adı verilen değerlendirme çizelgesinin 1982-2006 yılları arasındaki sonuçlarını karşılaştırdılar. NPI olarak bilinen standartta, "Dünyayı ben yönetseydim daha iyi bir yer olurdu, 'Özel bir insan olduğumu düşünüyorum', 'Hayatımı istediğim şekilde yaşayabilirim" gibi ifadeleri deneklerin paylaşıp paylaşmadıkları soruluyor. Bugüne kadar bu alanda en kapsamlı ve yaygın araştırmayı yaptıklarını ifade eden uzmanlar, NPI seviyesinde, 1982 yılından beri istikrarlı bir artış gözlemlendiğini hatırlattılar. 2006 yılı sonuçlarına göreyse, gençlerin üçte ikisi 1982 yılının ortalama skorunun en az yüzde 30 daha fazlasına sahip. Georgia Üniversitesi psikologlarından Keith Campbell, narsizmin faydalı olduğu yerler de olabileceğini ifade ederken, "Maalesef, narsizmin toplum için oldukça olumsuz sonuçları da var." diyor.

Narsistler eşlerini aldatıyor

Araştırma narsistlerin, romantik ilişkilerinin çok kısa sürdüğü, eşlerini aldatma risklerinin yüksek olduğu, duygusal sıcaklık eksikliği yaşadıkları, rolcü olduklarını, güvenilemez, kontrol etmeyi seven ve şiddete meyyal oldukları iddialarını da dile getiriyor. "Bugünün genç Amerikalıları daha kendinden emin, daha iddialı ve daha yetkin oldukları halde neden en sefil kuşak?" adlı bilimsel makalenin de sahibi olan araştırma grubu lideri Jean Twenge, narsistlerin empatiden mahrum olduklarını, agresif reaksiyonlar ve eleştirilerde bulunduklarını, kendi menfaatlerini başkalarına yardıma tercih ettiklerini söylüyor.

80'li yıllarda başlayan ve gençlerin kendisine güvenme duygusu aşılamayı amaçlayan 'Özgüven Hareketi'nin bu konuda aşırıya gitmesinin de yeni kuşakta narsizmin artışında önemli rol oynadığını belirten uzmanlar, 'Frere Jacques' adlı ünlü çocuk şarkısının, bugün birçok anaokulunda, "Ben çok özelim / Bana bak'" şeklinde söylendiğine dikkat çekiyorlar.

Narsizmin hızla arttığına vurgu yapan Keith Campbell ise buna karşı bir devanın bulunabileceğine çok emin olamadığını dile getirerek, "Aşırı özgür bırakma katkı yapıyor. Potansiyel ilaç daha otoriter bir ebeveynlik olabilir. Ebeveynler daha az göz yummalılar." şeklinde görüşlerini dile getiriyor. California Üniversitesi tarafından geçtiğimiz ay yayınlanan bir raporda da yeni kuşağın yaklaşık dörtte üçünün en fazla önem verdiği şeyin finansal açıdan iyi duruma gelmek olduğu belirtilmişti. Bu şekilde düşünen gençlerin oranı 1980'de yüzde 62 ve 1966 yılında da yüzde 42'ydi.

PROF.DR.RAMAZAN YİĞİTOĞLU -
Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi
zaman.com.tr'den alınmıştır.

Bu yazı 6147 defa okundu.



Bu Kategorideki Diğer Başlıklar
 
MAKALELER
KİŞİLİK
EĞİTİM
İLETİŞİM
HİPNOZ
PSİKOLOJİ
BAŞARI
BAŞARI ÖYKÜLERİ
HAFIZA
KARİYER
AKTİF ÖĞRENME
İMAJ
BEDEN DİLİ
HAYATA DAİR
YAŞAM
MİZAH
ŞİİR
GELİŞTİREN SÖZLER
KİTAP ÖZETLERİ
BİYOGRAFİ
SAĞLIK
BEBEK - ÇOCUK
BİLGİ


Yeni Eklenenler
İbn Rüşd
Ceza Korkusu ile Doğru Yapan Çocuk Doğru Çocuk mudur?
Televizyonsuz Ev
Hakikat Nedir? Gerçek Nedir?
ÖZ'ÜN TERCÜMANI SÖZ
BAŞKALARININ DERDİYLE DERDLENMEK
PSİKOLOJİ ve TASAVVUF
Başarının Sırrı
Zafer Azimlilere Aittir
Psikoloji nedir? Psikolojik hastalıklar nelerdir? Psikolojik hastalıklar nasıl tedavi edilir?
Kurum İçi İletişimin Önemi
Çiftler, evliliğin ilk yıllarında hangi hataları yapıyor?
İyi Ol, Sağlıklı Ol
Yunus Emre
ASMA YAPRAĞI


Döviz Bilgileri
(Doviz)
Alış
Satış

Dolar:
4.0273
4.0345
Euro:
4.9841
4.9930
Güncelle

   
Website Security Test Toplu Mail Gönderimi