Forum •  Email •  Bize Yazın •  Ziyaretçi Defteri •  Anasayfam Yap •   
 Siteiçi Arama
Sonuçlar 2-3 saniye gecikmeli gelir.
Kullanıcı Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre
Şifrem
Yeni Kayıt
Güncel Haberler
Sevgi üç türlüdür

 
Anasayfa / KİŞİLİK / 





Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
KİŞİSEL ROLLER

Bir insan, kişiler arası iletişimde,”Ana baba”,”Yetişkin” ve “Çocuk” rolüne girebilir. Üç kişisel rol, şekil-1’de görülmektedir.

Ana baba rolü - A

Yetişkin rolü - Y

Çocuk rolü - Ç

Toplumsal yaşamda bireyler, kişiler arası iletişimin düzeyine göre, bazen ana baba rolü, bazen yetişkin, bazen de çocuk rolü oynayabilirler. Önemli olan bu üç rolü, yerine ve zamanına göre uygun bir şekilde kullanabilmektir. Bu rollerden biri diğerini bastırdığında sağlıksız ilişkiler ortaya çıkmaktadır.

Ana Baba Benlik Düzeyi kendisini, “Koruyucu Ana Baba” ve “Eleştirici Ana Baba” olmak üzere iki şekilde ortaya çıkarabilir. Koruyucu Ana Baba olarak davrandığımızda, karşımızdaki kaç yaşında olursa olsun, onun sağlığını ve çıkarlarını korumaya yöneliriz. “Terliğini giy”, “yemeğini ye”, “sen onlara aldırma” türünden mesajları Koruyucu Ana Babaya örnek olarak gösterebiliriz. Koruyucu Ana Babada, fedakarlık, başkaları için bir şeyler yapma isteği vardır. Eleştirici Ana Baba olarak davrandığımızda ise, toplumsal kuralları değerleri korumaya, bunları uymayanları eleştirmeye ve gerektiğinde cezalandırmaya yöneliriz. “Öyle oturulmaz”, “bir daha yalan söylersen fena yaparım” türündeki mesajlar, Eleştirici Ana Babaya örnek olarak verilebilir.

Çocuk Benlik Düzeyi, ‘Doğal Çocuk”,Uslu Çocuk” ve “Asi Çocuk” olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Gece misafir geldiğinde, “niye geldiniz, biz yatacaktık” diyen bir çocuk, ya da kaç yaşında olursa olsun, “canım böyle istiyor” diye direten bir kişi, Doğal Çocuktan mesaj vermektedir. “Peki efendim, siz nasıl isterseniz” diyen bir kişi Uslu Çocuktan, “sana inat dediğinin tersini yapacağım” diyen kişi ise Asi Çocuktan mesaj vermektedir. Yaşı ya da eğitim düzeyi ne olursa olsun her insan, Çocuk Benlik Düzeyini sergileyebilir, yeri geldikçe de sergilemelidir.

Yetişkin Rolü, akılcı, mantıklı ve rasyonel olmayı ifade eder. Yetişkin rolünü dengeli bir şekilde kullanan bireyler, bağımsız hareket edebilir, kendi ayakları üzerinde durabilir, kendine yerebilir ve bütün bunlarla birlikte kendini gerçekleştirebilir. Yetişkin Benlik Düzeyi, kişiliğin, Ana Baba ve Çocuk Benlik Düzeyi arasında denge kurar. Bu nedenle Yetişkin yanımız, Ana Baba ve Çocuk yanlarımızdan farklıdır; ne sadece toplumsal kuralları gözetir, ne de yalnızca kişisel ihtiyaçlarımızı dikkate alır. Yetişkin yanımız sayesinde, yargılayıcı ya da duygusal olmadan, aklımızın gerekli gördüğü davranışları sergileyebiliriz. Yetişkin yanımız, “doğru” ya da “sempatik” olmak yerine, gerçekçi olmaya çabalar.

Bu veriler çerçevesinde, Türk toplumundaki bireylerin, kişiler arası iletişimde, Yetişkin Rolünden daha çok, Çocuk ve Ana Baba Rolü’nü sergiledikleri söylenebilir. Zira toplumumuzda, bir çocuk ayakkabısını giyebilecek, yatağını toplayabilecek, yemeğini yiyebilecek, almak istediği elbiseyi seçebilecek düzeye geldiğinde, hâlâ anne babası tarafından söz konusu ihtiyaçları giderilmektedir. Yine üniversiteye girerken ya da evlilik yaparken bir genç, istediği bir meslek dalını seçme veya istediği biriyle evlenebilme konusunda ciddi sıkıntılar yaşayabilmektedir. Bunun nedeni ise, yukarıda da ifade edildiği gibi, anne babaların çocuklarını, kendi ayakları üzerinde durabilen, rasyonel, mantıklı yetişkinler olarak değil de ömürlerinin sonuna kadar bir çocuğu olarak kalmalarını istemelerinden kaynaklanmaktadır.

Bunun yanında gençlerimizi, kendi ayakları üzerinde durabilen, kendine yetebilen, rasyonel, mantıklı ve akılcı bireyler olarak yetiştirmediğimizden yetiştiremediğimizden dolayı, Anadolu’nun ücra bir yerinden, metropol bir şehre gelen gençlerimiz, tutunacak bir dal aramaktadırlar. Diğer bir ifadeyle kendilerine ana babalık yapacak, kendileri adına düşünecek, kendileri adına önemli konularda karar verebilecek birilerini aramaktadırlar. Gençlerimizin bu zayıf noktasını terör örgütleri en iyi şekilde değerlendirerek, gençlerimizin tüm ihtiyaçlarını onlar adına giderebilecek Ana Baba Rolü’nü en iyi şekilde oynayabilmektedirler.

Kısacası, gençlerimizi, zararlı akımlara ve örgütlere karşı koyabilmek için, kendi ayakları üzerinde durabilen, kendine yetebilen, rasyonel, mantıklı ve akılcı bireyler olarak yetiştirmeliyiz. Bunu yapabilmek için de, Ana Baba, Yetişkin ve Çocuk rolünü zamanında ve yerinde kullanabilmeyi öğrenmemiz gerekmektedir.

Her çocuk birbirine zıt iki gereksinimle doğar. İlki diğerlerinden ayrı bir birey olma ve güçlü olma, ikincisi ise ait olmadır. Çocuk küçükken onun gözünde anne babasının çok büyük bir psikolojik boyutu vardır. Çocuk büyüdükçe ve beceriler kazandıkça, kendi psikolojik boyutunu büyültmeye başlar. Bilinçli anne baba bunun farkındadır ve çocuğun artılarını kabul edip kendini geri çeker. Çocuk birey olduğunu bağımsız davranışlarıyla gösterir. Bir, üç, altı ve on altı yaşlar bağımsız davranışların öne çıktığı “ben” denilen yaşlardır. Çocuğun “ben” dediği yaşlarda anne baba “biz”e model olabilse, çocuk da olgunlaşıp “biz”e ulaşabilir. Bu hepimizin istediği çocuk tipidir. Ancak çok az insan “biz” bilincine ulaşabilmektedir. Neden?Kişiliğimizin üç benlik durumu vardır; Anne Baba Benlik Durumu, Yetişkin Benlik Durumu ve Çocuk Benlik Durumu. Anne baba benlik durumunda kurallar vardır ve koruyucu ya da eleştirici anne babayı yansıtır. Yetişkin benlik durumunda gerçekler vardır. Çocuk benlik durumu ise duyguların ağır bastığı bir benlik durumudur, doğal çocuk ve asi ya da uyarlanmış çocuk bulunur. Bir insan başka biriyle konuşurken kendi benlik durumlarının birinden, karşısındakinin benlik durumlarından birine doğru konuşur. Burada beklediğimiz ya da öğrenilmesini istediğimiz iletişimdeki iki kişinin yetişkin benlik durumlarını kullanmalarıdır. İnsanların iletişiminde etkili olan o sabit bakış açısında değişiklik yapılmadan davranışta yapılan değişiklikler yüzeysel ve kısa süreli olmaktadır.

Anne babaların hangi bilinçte olduğu çocukları ile çatışma durumlarında kendini açığa vurmaktadır. Bir çatışma durumunda kişiler çatışma çözme yöntemlerini kullanmaktadırlar. Bunlardan ilk ikisi:kazan-kaybet yöntemi ve baskıcı yöntemdir. Kazan kaybet yönteminde büyükler, çocukla aralarında bir çatışma çıkınca ya da onda bir davranışı değiştirmek, ona bir davranışı kazandırmak için ödül ve cezaya başvururlar. Baskıcı yöntemde ise anne babalar güç kullanarak çatışmayı kazanır, çocuklar kaybederler ve mutsuz olurlar. Bu iki yöntemde de çatışma çözümünde çocuğun katkısı yoktur. Bu nedenle çocukta sorumluluk duygusu ve iç denetim gelişmez. Bağımlı ve isyankâr olur. Büyüğün gücü çocukta ilişkiyi iyice bozan baş etme yöntemlerini oluşturur. Duygular olumsuzdur. Sürekli izleme gerektirir. Diğer bir yöntem ise ödün veren yöntemidir. Bu yöntemde büyükler, çocuklarla aralarında bir çatışma çıkınca olay büyümesin diye çocuğun davranışını görmezden gelir ya da çocuğun dayatmasına direnemez ve onun dediğini kabul edip kaybederler. Çocuk anne babaya karşı sürekli bir güç kullanır. Bu ilişkide anne baba mutsuzdur. Her istediğini elde eden çocukta iç denetim ve sorumluluk duygusu gelişmez. Anlayışsızlık, bencillik, iş birliği eksikliği kişilik özellikleri olur. Sürekli kaybeden büyükte çocuğa karşı olumsuz duygular oluşur ve güç kullanarak baş etme yöntemleri geliştirir. Son olarak demokratik yöntemde ise karşılıklı olarak eşit bir ilişki vardır. Burada büyükler ve çocuklar arasında bir çatışma çıkınca her iki taraf birbirinin haklarına, gereksinimlerine saygı duyar ve her iki tarafa da uygun gelebilecek bir çözüme birlikte karar verip uygularlar. Hiç kimse kaybetmeyip herkes kazanır ve mutlu olur. Çocuğa saygı duyulduğu ve düşüncesi alındığı için iç denetim ve sorumluluk duygusu gelişir. Kendine ve büyüklerine güven ve saygı duyar. Düşünme yeteneği gelişir. Güç kullanımı yok olur. Kimse kaybetmediği için nefretin yerini sevgi alır. Bu yöntem, demokrasinin bir yaşam felsefesi olarak yerleşmesini sağlar. Çok az izleme gerektirir. Böyle bir etkileşimi gerçekleştiren anne babaların çocuğu ruh sağlığı yerinde, atılgan bir birey olur.

Bu yazımda daha çok anne babaların çocuk yetiştirmede geliştirmeyi amaçladıkları, ancak geçmişte kendi anne babalarından öğrendikleri belirli bir bakış açısı ile kıramadıkları tutumlarını fark etmelerine yönelik genel bilgiler sundum. Bundan bir sonraki adım ise iletişim becerilerinin artırılmasıdır. İletişimde anne babanın da “biz” bilincini geliştirmesini bekliyorduk. Bunu oluşturmak ancak iletişimde anne babanın da “biz” bilincinde olması ile gerçekleşebilecektir. Çocuklarımıza “biz bilincinde” olduğumuzu “etkili iletişim” becerilerini kullanarak gösterebiliriz. Biz bilincinin göstergesi:Duyguları tanımak, çocuğu değiştirmeye çalışmadan olduğu gibi kabul etmek, sorun olduğunda sorunun kimde olduğunu saptamak, sağlıklı bir iletişime nelerin engel olduğunu bilmek ve iletişimi bozan engelleri kullanmamaktır. Bunun için de anne babalar dinleme biçimlerinin çocuğun kişiliğini doğrudan etkilediğini bilmeli ve etkin bir dinleme kullanmalıdır.”Sen dili”nin çocuğun kişiliğini nasıl yıprattığını bilmeli ve kullanmamalıdır.”Ben dili”nin ise çocuğun kişiliğini nasıl yapılandırdığını bilmeli ve etkileşimde kullanmalıdır. Anne baba kendi değerlerini bilmeli ve onların aile yaşamını nasıl etkilediğinin farkına varmalıdır. Gereksinim çatışmaları ile değer çatışmalarını ayırt edebilmelidirler. Son olarak da anne babalar çocuklarına karşı güç kullanmanın zararlarını bilmelidirler.

İletişim konusunda önemli eserleri olan yazar Doğan Cüceloğlu, iletişimi “Bir canın başka bir cana dokunmasıdır.” şeklinde tanımlamıştır. Bu da ancak duyguların anlaşılması ve kabul edilmesiyle gerçekleşebilir. Çocuğu yetenekleri, düşünceleri ve duygularıyla olduğu gibi kabul etmek, ona kendini geliştirebileceği bir alan yaratacaktır. Toprak nasıl ki tohumun gelişip serpilmesi için gerekli besini sağlıyorsa, anne babanın kabulü de çocuğun genleriyle getirdiği tüm potansiyelini kullanıp olabileceği en iyiyi olmasına olanak veren ortamı sağlar.

Bu yazı 19752 defa okundu.



Bu Kategorideki Diğer Başlıklar
 - Öfkenizi duyabiliyor ve yönetebiliyor musunuz?
 - Eğer
 - Kişilik Testi
 
MAKALELER
KİŞİLİK
EĞİTİM
İLETİŞİM
HİPNOZ
PSİKOLOJİ
BAŞARI
BAŞARI ÖYKÜLERİ
HAFIZA
KARİYER
AKTİF ÖĞRENME
İMAJ
BEDEN DİLİ
HAYATA DAİR
YAŞAM
MİZAH
ŞİİR
GELİŞTİREN SÖZLER
KİTAP ÖZETLERİ
BİYOGRAFİ
SAĞLIK
BEBEK - ÇOCUK
BİLGİ


Yeni Eklenenler
İbn Rüşd
Ceza Korkusu ile Doğru Yapan Çocuk Doğru Çocuk mudur?
Televizyonsuz Ev
Hakikat Nedir? Gerçek Nedir?
ÖZ'ÜN TERCÜMANI SÖZ
BAŞKALARININ DERDİYLE DERDLENMEK
PSİKOLOJİ ve TASAVVUF
Başarının Sırrı
Zafer Azimlilere Aittir
Psikoloji nedir? Psikolojik hastalıklar nelerdir? Psikolojik hastalıklar nasıl tedavi edilir?
Kurum İçi İletişimin Önemi
Çiftler, evliliğin ilk yıllarında hangi hataları yapıyor?
İyi Ol, Sağlıklı Ol
Yunus Emre
ASMA YAPRAĞI


Döviz Bilgileri
(Doviz)
Alış
Satış

Dolar:
6.8798
6.8922
Euro:
7.8327
7.8468
Güncelle

   
Website Security Test Toplu Mail Gönderimi